MATBAA NEDİR?

Matbaa

Hayatımızın her alanına etki eden bu nesneler, uzak geçmiş zamanlardan bugüne kadar köklü bir şekilde gelmiştir. Yazının icat edilmesi ve kullanılmaya başlamasından belli müddet sonra, matbaalar kurulmaya başlandı. Baskı denemeleri yapıldı ve çeşitli basımlar gerçekleştirilerek ilk adımlar atılmaya başlandı. Matbaa sayesinde bilgilerin kalıcılığı arttı ve nesiller boyu bilgi aktarımının önü açıldı. Uzak geçmişteki yaşanan birçok olayın ve bilim insanlarının bilgilerinin şu an elimize geçmesinin en büyük nedenlerinden biri matbaa oluyor.

Her toplulukta, grupta, şehirlerde ve ülkelerde matbaa kurulumu gerçekleşti. Türkiye’de ilk matbaa ise, Osmanlı zamanında kurulmuştur. İlk Türk matbaası 1674 doğumlu İbrahim Müteferrika tarafından, Sait Efendi ile birlikte kurulmuştur. İstanbul’da, 16 Aralık 1727 tarihinde kurulan matbaa, ilk olarak Vankulu Lügatı adlı kitabın basımını gerçekleştiriyor. Bu kitabın basımı sonrasında ise toplamda 23 cilt ve 17 eser İbrahim Müteferrika tarafından, kurduğu matbaada yapıldı. Basımı yapılan kitapları 11 tanesi tarih, 3 tanesi dil ve diğer üç tanesi ise askerlik, coğrafya ve mıknatıs üzerine yazılan eserlerdir. 1745 tarihinde ise Müteferrika, hayatını kaybediyor. Bunun sonucunda ise matbaa el değiştirerek basımlarına ve bilgi kalıcılığını artırmaya yönelik faaliyet göstermeye devam ediyor.

Sonuç olarak, geçmişten günümüze değişen tüm olaylar, bugüne ve geleceğe bile belirli etkilerde bulunuyor. Matbaa icadından sonra gerçekleşen yenilikler ve ilmi gelişmeler her ülke için önemli bir hal aldı ve almaya da devam ediyor. Zamanın en büyük gelişim ve bilgilerin aktarılma aracı olan kitaplar, dergiler ve gazeteler, matbaa sayesinde birden fazla kişiye ulaşabiliyor ve etkin sonuçlar elde edilebiliyor.

Matbaa Baskı Terimleri

Kalıp: Montajı tamamlanmış filmlerin görüntülerinin, ışık yoluyla aktarıldığı metal tabakalardır.

Tram: Gerek tipo baskıda klişe, gerek ofset ve tifdruk baskılarda kalıp yoluyla resim basmaya yarayan noktacıklardır. Baskı çeşidi ve baskı malzemesine göre göre cm2’ye düşen nokta sayısı değişir.

Makaslar: Ön ve yan pozası ayarlanan kâğıt, makaslar tarafından sıkıca tutulur ve döner haldeki baskı kazanına iletilir. Basılan kâğıt istife giderken makaslar geri döner ve yeni kâğıdı baskı kazanına götürür.

Merdane: Boyayı veya suyu homojen olarak baskı makinesindeki kalıp kazanına gönderen silindirik yapıdaki parçaya denir.

Mürekkep: Pigment, vernik ve bağlayıcıların karışımından oluşan materyale renk veren maddedir.

Numaratör: Baskı makinesi üzerinde bulunan ve baskı sayarak kaç adet baskı yapıldığını belirten elektronik cihaz.

Pigment: Boyanın özünü teşkil eder. Onun asıl rengini verir. Çeşitli vernik ve dolgu maddeleri ile birleştirilerek boya imalinde kullanılır.

Poza: Baskı sırasında kâğıdın makinede düzgün bir şekilde baskı kazanına iletilmesini sağlayan, ileri geri hareket ettirilebilen parçadır.

Tabaka Ofset: Kesilmiş (tabaka halindeki) kâğıtlara baskı yapan makinelerdir.

Transparan mürekkep: Şeffaf renksiz mürekkep…

Trikromi Baskı: Üç renkli seri boyalarla (Cyan+Magenta+Yellow+Black) basılan tram açıları değişik olan baskı çeşididir.

Yüksek baskı: Tipo baskı sistemidir. Basan yani boya alan kısımlar yüksekte olduğu için bu ismi almıştır.

İşaret kertiği: Harfin kalın yüzeyindeki oyuk.

Düz baskı: Litografi adı verilmiş olan taş baskıdır.

Tire: Siyah ve beyaz gibi iki tondan oluşma yani ara tonların bulunmaması durumu.

Orijinal: Klişesi yapılmak üzere hazırlanmış olan bir fotoğraf, bir resim çizgi ile yapılmış bir şekil ve bir harta örneğidir.

Klişe: Matbaada harflerin ve resimlerin basılması için hazırlanan m e t a l kalıplardır. Yâda tipo baskı kalıbı…

Tire Klişe: Siyah-beyaz olarak hazırlanmış bir orijinalin noktasız (tramsız) ton farkı olmadan hazırlanan baskı kalıbı.

Ototipi Klişe: Yarım ton resim ve fotoğrafların tram kullanmak suretiyle yapılan baskı kalıbı.

Anterlin: Dizilen satırların birbirine karışıp bozulmaması için satır aralarına konulan umumiyetle iki punto genişliğindeki metal boş satır.

Gale: Dizilen kalıpların bağlanmak ve taşınmak üzere yerleştirildiği tabla.

Çember: Tipo baskı için hazırlanan dizgi kalıpları ve klişelerinin düzenli olarak bağlanmasını sağlayan, her baskı makinesinin kendi ölçüsüne göre ezel boyutlarda hazırlanmış olan dörtgen demir çerçeve.

Vizo: Kalıp sıkıştırmada kullanılan vidalı kilit tertibatı.

Takatuka: Kalıpta hurufatı veya basılacak kalıbı bir düzeye getirmek için vurularak kullanılan tahtadan alet.

Mizantren: Tipo baskıda kullanılan kalıbın her bölümünün aynı kalitede baskı yapması için kalıp altından veya kazan kâğıdında yapılan işleme denir. Veya basılacak bir yazı veya resim formasının bazı yerleri hafif ve bazı yerleri kuvvetli basar ki bu kusurları düzeltmek için yapılacak işe mizantren denir.

Dubleks: Tram açıları farklı aynı iki klişe ile veya yine aynı kliye ile yarım tram kaydırılarak iki renk basılan baskıya verilen ad.

Espas: Harflerin yan yana getirilmesiyle meydana gelen kelimelerin aralarına konulan harflerden daha kısa olan metal parçalara ara boşu yada espas denir.

Soğuk Baskı: Ciltler ve kâğıtlar üzerine yapılan kabartma boyasız baskı. (Gofre)

Gofre: Kâğıdı baskıda kabartma işlemi.

Karışık Kalıp: El dizgi kalıbı içinde, makine dizgi ve klişe olursa bu kalıba karışık kalıp denir.

Perforaj: Baskı makineleri ile kâğıdın kopması için yapılan noktaları veya çizgileri delme işlemi veya metal çizgi.

Pilyaj: Konik; cilt işlerinde, katlanmayı kolaylaştırmak için, karton veya mukavva üstünde oluk açmak.

Poliamid Film: Isı yapışmadığı için genellikle PE ile lamine(birleşik) kullanılır.

Film: Ambalaj dalında film lifsiz organik bir maddenin ince ve elastik bir tabakasıdır.

Laminasyon: Genel manada iki veya daha fazla materyalin birleştirilerek tek ve dayanıklı bir malzeme haline getirilmesi işlemi.

Rölyef : Kabartma etkisi.

Densite: Filmin yoğunluk değeri. Ya da kâğıt üzerindeki renk yoğunluğu…

Tifdruk Baskı: (Almanca tif=derin, druck=baskı) Oyulmuş bakır kalıplarından baskı yapılan sistemdir. Mürekkep haznesi içinde baskı motifini belirleyen değişik derinlikteki çukurlarla kaplı bir silindir dinmekte, bir ragle sıyırıcı basmayacak bölümlerden fazla mürekkebi sıyırmakta, kauçuk kaplı bir merdane ise kâğıdı silindir üzerine presleyerek baskıyı gerçekleştirmektedir.

Çukur Baskı Makinesi: Baskı yapan kısımlar çukur, yapmayan kısımlar ise yüksek olduğu kalıplardan baskı yapan makinelerdir. Baskı kalıptan kâğıda direkt olarak yapılır. Bu makinelerin diğer yaygın adı tifdruk baskı makineleridir. Almanca “tief” (derin), “druck” (baskı) kelimelerinden üretilmiştir.

Serigrafi Baskı: Bir çerçeveye gerilen ince dokulu kumaş (ipek) ya da m e t a l örgü üzerinde; basılacak şeklin içine rastlayan delikler açık bırakılır. Dış kısım delikler ise, özel maddelerle kapatılır. Böylece oluşturulan herhangi bir yüzey üzerine konulup, özel bir lastikle içine mürekkep yayılarak, toplanınca açık deliklerden aşağı sızan boya şeklin yüzey üzerine çıkmasını sağlar.

Serigrafi: Elek gibi gerilmiş ince özel ipek dokumaya dizilmiş ya da yazılmış yüzeylerden geçirilen boya ile baskı yapılan sisteme denir.

Gaze (İpek): Çerçeveye gerilen ve üzerinde görüntüyü taşıyan dokumalardır.

Foto Şablon: Elek üzerinde ışığa duyarlı foto grafik emülsiyonlar kullanmak suretiyle yapılan çalışmaya denir.

Lak: İpek üzerinde film yada emülsiyonla örtülmeyen kısımlardaki yüzeyleri kapatmaya yarayan sıvı maddelerdir.

Stensil: Şablon, serigrafi kalıbı.

Akrelik Boya: Su ile inceltilebilen temizlene bilen her türlü akrilik ve plastik esaslı boyalardır.

Rölyef (Kabartma): Basılan işe, kabartma tozu serpilip, tozun fazlalığı döküldükten sonra, elektrik ocağı üstünde ısıtılarak baskının kabartılmasıdır.

Tampon baskı: Klişe üzerine verilen boya bir Rakle ile sıyrıldığında yalnızca dış kısımlarda kalır. Silikon ve yağ karışımından oluşan tampon ise bu dişi kısımda kalan boyayı alarak basılması istenilen cismin üzerine bırakılır. Bu tamponun in büyük özelliği boyayı kolay kabul etmesi ve kusursuz aktarmasıdır.

Klişe: Pozitif film görüntüsünü taşıyan kalıp.

 

× Nasıl yardımcı olabiliriz?